Tarih : 2008-04-10 12:07:59 | Okunma : 77
Bioshock, 2K Games tarafından bu sene içerisinde piyasaya sürüldü. Sürülür sürülmez de birçok oyun sitesi tarafından klasik olarak seçildi. Hiç de haksız değillerdi, gerçekten de gerek atmosferi olsun, gerek de oynanışı bakımından eşsiz bir oyun Bioshock.
Peki, bu oyunu bu kadar farklı kılan ne olabilir? Bioshock oynanış açısından Quake, Doom serisi gibi kendi bakış açınızdan oynanıyor belki, fakat aksiyon sadece işin ikinci planı aslında. Oyunun konusu o kadar sürükleyici ki elinizdeki silahla oraya buraya ateş etmeyi değil de bundan sonra başınıza ne geleceğini düşünüyorsunuz.
Oyun 1960 senesinde uçağımızın kaza yaparak denizin ortasına düşmesiyle başlıyor. Siz etrafta başka kimse var mı diye bakınırken ve uçağın kalıntıları da yavaş yavaş batarken gözünüze okyanusun ortasındaki bir yapı ilişiyor. Siz oradaki kapıdan geçtikten sonra denizin altında kurulmuş olan bir şehirle karşılaşıyorsunuz, bu şehrin adı da Rapture. İşte oyun buradan sonra başlıyor. Batisferle denizin derinliklerine doğru inerken birinin konuştuğunu duyuyorsunuz, bu kişi de şehrin kurucusu Andrew Ryan. Yanınızdaki radyodan size en yukarıda yazanları ve daha fazlasını söylüyor. Şehrinin ne kadar mükemmel olduğundan, size verebileceklerinden ve ihtişamından bahsediyor. Ama siz şehre girdiğinizde Andrew Ryan’ın bahsettiği gibi muhteşem bir şehir yerine bir harabeyle karşılaşıyorsunuz. Daha sonra Atlas isimli biri sizinle telsizden bağlantı kuruyor ve karısıyla çocuğunu bu cehennemden kaçırmanız için yalvarıyor. Siz de başka şansınız olmadığını düşünüp onun yardımlarıyla şehirde ilerlemeye başlıyorsunuz…
Evet, oyunun başlangıcı böyle, şimdi de biraz içeriğinden bahsedelim. Oynanış olarak Quake benzeri demiştik, bu oyunda da silahlarınız, cephaneniz var. Ancak başka bir özellik daha var ki oynanışı tamamen değiştiriyor. Bu da Plasmid denilen ve sadece Rapture’daki bilim adamları tarafından geliştirilen teknoloji. Rapture’daki bilim adamları insan genleriyle oynayarak Plasmid denilen ve insanlara istenildiği gibi enjekte edilebilen bir buluş geliştirmişler. Bu buluş sayesinde istediğiniz şeyi sadece elinizi kullanarak ateşe verebiliyor, dondurabiliyor, havada durdurup fırlatabiliyorsunuz.Elinizden arı sürüsü fırlatabiliyor, ya da düşmanınızı ufak bir fırtınaya kaptırıp havalara uçurabiliyorsunuz. Tabi bunların hepsine oyunun en başında sahip değilsiniz, ya Adam kullanarak satın alacaksınız ya da çeşitli yerlerde bulacaksınız. Evet, Adam dedik, o da bu genetik materyali kullanmanız için gereken malzeme. Onları da Little Sister denen, ama bu genetik mutasyon sonucu korkunç değişime uğramış ufak kız çocuklarından elde ediyorsunuz. Bu ufak kız çocukları tek başlarına tamamen savunmasızlar, yani Adam elde etmeniz çok kolay olabilirdi, tabi Big Daddy’ler olmasaydı. Oyundaki belki de en ilgi çekici karakterler olan Big Daddy’ler her Little Sister’ın yanında bulunan ve onları korumak için görevlendirilmiş, kocaman dalgıç kıyafetleri içinde olan kişiler. Fakat söylememiz gerekir ki bu Big Daddy’leri alt etmek hiç ama hiç kolay değil. Yani Adam’a giden yol oldukça zor.
Bunların dışında oyunun yapay zekâ motoru da hayli ilginç, örneğin siz etrafta dolanırken Little Sister’daki Adam’ı almak için ona saldırmaya çalışan ve Big Daddy ile kapışan insanlar görebiliyorsunuz. Siz müdahale etmedikçe onlar da size dokunmuyor, hatta zekilik yapıp biraz beklerseniz Big Daddy bu insanları alt ettikten sonra zayıf düştüğünden hainlik yapıp Big Daddy’i bu zayıf haliyle avlayabilirsiniz!
Oyunun konusunun ne kadar güçlü olduğundan bahsetmiştik, ama bu konuda daha fazla konuşarak zevkini hiç kaçırmayalım, sadece bu oyun bilgisayar oyunları tarihindeki en önemli oyunlar arasına adını yazdırdı bile demekle yetinelim. Siz de hiç vakit kaybetmeden Bioshock’u edinin!