İstatistikler
Toplam Oyun : 11060
Toplam Oynama : 102508
Online Ziyaretçi : 101
Dost Siteler

Supreme Commander

 Tarih : 2008-04-10 12:29:32 | Okunma : 161
Strateji seviyor, büyük ölçekli muharebelerde başarılı olduğunuzu düşünüyorsanız, fütüristik konulara da meyilliyseniz (zamanında Warcraft sevip Starcraft oynamamak yaygın bir tavırdı) sizi şöyle alalım, beklediğiniz strateji şubat sonunda sıcak sıcak servis edildi. “Supreme Commander”, piyasada ne olup bitiyor takip eden rts severlerin merak ettikleri oyunlardandı. İşin arkasında “Total Annihilation”dan Chris Taylor’ın olması oyunu baştan cazip kılıyor. Savaş meydanı konusunda, şu an piyasada olan hiçbir oyunun ulaşamadığı bir büyüklük vadeden oyun, yenile yenile sonunda yenen strateji oyuncularını değil, akıllı oynayıp tek seferde işini bitirmeyi seven oyuncuları hedef alıyor, rts’deki “s”ye anlamını tekrar yüklüyor. “Supereme Commander”ın sahip olduğu ölçüde büyük bir savaş simülasyonu ile daha önce karşılaşmamış olmanız büyük bir ihtimal. Oyun sırasında kamerayı bir tarafa çekmeye kalkışırsanız, gidebildiğince ilerlediğini görüyorsunuz. Hatta farenin tekerleğini çevirerek kamera açısını değiştirme imkânınız var – ki oynadığınız alanın daha iyi görülmesi oyun oynayış tarzınızı ciddi anlamda değiştiriyor. Kıta büyüklüğünde (doğru duydunuz, oyun oynadığınız alanın büyüklüğünü özetleyecek kelime, olsa olsa bu olabilir) bir alanı kontrol ettiğiniz, savaşların karada, havada ve denizde aynı anda yapıldığını düşünürseniz, kuvvetlerinizi koordine etmek için bulunmaz bir fırsat bu. Doğru kullanırsanız olağanüstü bir kontrol yeteneği kazanmanız mümkün. Tabii bu kadar büyük bir alanda oynamanın dezavantajları da var, mesela oyunun merkezi olan alanı tam olarak görmeniz için görüş açınızı fazlasıyla uzağa çekmeniz, yani zoom out yapmanız gerekiyor. Bu da bazen iki boyutlu bir oyun oynuyormuşsunuz hissi yaratıyor. Tabii iki boyutlu rts’nin son derece keyifli olabildiğini kanıtlayan oyunlar da oynadık, bu yüzden zoom in fonksiyonuna ekstradan bir lüks olarak da bakabiliriz. Ortada büyük seçim, hatta mega seçim bir rts var. SC, uzak bir gelecekte geçiyor. İnsanlık üçe ayrılmış durumda. Birleşmiş Dünya Federasyonu imparatorluktan, beyinlerinde hafif robotlaştırılmalar yapılmış insanlardan oluşan Cybran bağımsızlıktan, uzaylılar tarafından desteklenmiş Aeon ise evrensel bir kurtuluştan yana. Tek başınıza oynamayı seçerseniz tahmin ettiğiniz gibi bu üç klandan istediğinizi seçiyorsunuz. Rts’lerde genellikle bir taraf net olarak iyi, diğer taraf da alenen kötü olur. SC’de herkes kendince haklı, kimse kimsenin kötülüğünü değil, sadece herkes kendisi için en iyi olanı istiyor. Herkes kendince haklı! Oyun gelecekte geçmesine rağmen manevralarınız büyük oranda uçaklar, tanklar ve savaş gemilerine dayanıyor. Büyük ihtimalle bu alanlardan birinde ustalaşıyor, asıl saldırınızı ustalaştığınız sahada yaparken diğer kuvvetler ile bu birliklerinizi destekliyorsunuz. Birliklerin görünüşü ve büyüklüğü gayet orantılı. Komutan geminizin altında, mikrodalgalar ile yol açtığı ormanda ilerleyen piyade birliklerin görüntüsü, sinematik bir tat veriyor. Düşmanın üzerinizde deneyeceği devasa silahı gördüğünüzde de “bu iş buraya kadarmış” diyebiliyorsunuz, işler gerçek hayattaki gibi yürüyor, ne kadar büyükse o kadar güçlü. Önceki rts deneyimlerinize dayanarak onlu grupladığınız tankların bu ölçekte bir savaşta hiçbir etkisinin olmadığını anlamanız biraz zaman alabiliyor. Bu yüzden oyunda ellişerli gruplar halinde aynı birimden üretme fonksiyonu var. Ayrıca bu ünitelere daha üretilmeden görevler atayabiliyorsunuz, ne de olsa her an her yerde olmanız mümkün değil. Aynı kısa yolu mühendislerde de kullanmanıza izin var, yani birden fazla görevi atlayıp başka bir şeyle ilgilenebiliyorsunuz. İşi biten mühendisler boş durmak yerine fabrikaya giderek silah yapımına yardım etmeyi akıl ediyorlar, bu da hoş bir ayrıntı. SC, böyle minik ayrıntılarla dolu. Mesela fabrika ya da kalkan gibi çok enerji tüketen bir bina, güç istasyonunuzun yanında kurulursa, elektrik faturasında indirime gidiliyor. Zaten bu birimler oldukça fazla güç harcıyor ve bu oyunda stratejinin sadece muharebe sırasında gerekli olmadığını kısa sürede öğreniyorsunuz. Kolay ya da zor yoldan. Üzerimizde denenecek devasa silahlardan bahsetmiştik. SC’de dört teknoloji seviyesi var. İlk üçü, bildiğiniz şekillerde silahlarınızı daha hızlı, daha kuvvetli hale getiriyor. Artı kademeye ulaştığınızda ise deneysel aşamaya gelmiş oluyorsunuz. İşler bu noktada keyifli hale geliyor. Mesela bir UFO yaratabiliyorsunuz. Elinizde bu seviyede bir silah olması, çoğu zaman o haritada düşmanın işini bitirmeniz demek. Size sadece düşmanın üzerine salıp neler olduğunu izlemek kalıyor. Oyuna başlarken seçtiğiniz, o ana kadar silahları ve kontrolü ile birbirine benzeyen üç klanın birbirinden farkı da sadece 4. teknoloji seviyesinde ortaya çıkıyor. Bir haritayı tamamlamak genellikle iki saat kadar sürüyor. Ancak düşmanın geliştirdiği stratejiler, oynayışınızda değişiklikler yapmanıza, yeni stratejiler aramak zorunda kalmanıza neden olabiliyor, bu durumda haliyle süre de uzuyor. Hatta tam açılmamış haritanın bir köşesinde saldırmaya hazır düşman birlikleri bekliyor bile olabiliyor, ki hazırlıksız yakalanırsanız çoğunlukla yapabileceğiniz bir şey olmuyor. RS’nin, oyuncusuna merhamet göstermediğini söyleyebiliriz. Haritaların yapısı, multiplayer oynamaya uygun, oyun da gerçek oyuncu ya da yapay zekâ olarak yedi oyuncuya kadar multiplayer oynamaya izin veriyor. Multiplayer deneyiminin oldukça heyecanlı olduğu söyleniyor. SC’yi layığıyla oynamak için kuvvetli bir makineye ihtiyacınız var. Ayrıntı seviyesini düşürerek daha yavaş makinelerde de oynanacak hızlarda çalıştırmak mümkün, ancak bu şekilde sunduğu görsellikten çok şey kaybediyor. Görselliğe darbe vuran bir diğer şey de arabirim ekranı. Arabirim, ekranda gereğinden fazla yer kaplıyor. Bir görev çubuğu haline dönüştürme, hatta ufak ekranlar için tamamen kapatma alternatifi olmasına rağmen tam anlamıyla oyuna hakim olmak için bunları yapmamanız gerekiyor. Rts’lere olan bakışınızı kökten değiştirmeyeceği kesin, ancak şimdiye kadar başka bir rts’nin sunmadığı kamera açıları ve olağanüstü harita sahası, gerçekçi aksiyonu ile CC 3’e kadar iştahınızı körelteceği kesin.

Diğer Haberler

Sitenizi Ekleyin! TOPlist