Tarih : 2008-04-10 12:04:58 | Okunma : 48
Polonyalı yazar Andrzej Sapkowski’nin kaleme aldığı “The Witcher” (Lehçe: Wied#378;min) isimli kitaptan uyarlanan aynı adlı oyun, gerek oynanışı, gerek atmosferiyle son zamanlarda çıkan en iyi “rol yapma” oyunlarından biri.
Adı pek duyulmamış Polonyalı “CD Projekt” isimli oyun firması tarafından hazırlanan “The Witcher” bir rol yapma oyunu. Ama onu türünün diğer örneklerinden ayıran onlarca farklı özelliğe sahip diyebiliriz. Her şeyden önce konusunu oldukça tutulan bir kitaptan alıyor, bu da hikâyenin ne kadar derin ve sürükleyici olabileceği konusunda bir fikir sahibi olmamızı sağlıyor. Polonyalı yazarın oyunla aynı ismi taşıyan kitabı ülkesinde oldukça popüler.
Oyunda Geralt isimli bir karakteri yönetiyoruz. Geralt geçmişini hatırlamıyor, fakat doğaüstü güçlere sahip olduğunun ve bir “Witcher” olduğunun farkında. Diğer witcher arkadaşlarıyla birlikteyken uğradığı bir saldırının ardından kendisine saldıranların peşine düşüyor ve oyunda ilerledikçe geçmişini parça parça hatırlamaya başlıyor. “The Witcher”lar insan-elf karışımı, oldukça çevik, büyü yapabilen ve hastalıklara karşı bağışıklı bir tür. Beyaz kurt diye çağırılan Geralt ise witcherlar arasında oldukça üst seviyede.
Oyunun oynanışı bildiğiniz diğer rol yapma oyunlarına benzer fakat farklı oyunların farklı özellikleri alınarak oyunun oynanabilirliği oldukça artırılmış. Örneğin oyunun savaş sistemi hem aksiyon hem de strateji oyunlarının özelliklerini içeriyor. Bir yandan hangi büyüleri yapacağınızı düşünürken bir yandan da karşınızdaki düşmana fare hamleleriyle saldırabiliyorsunuz.
Karakter gelişimi konusunda da oldukça çok seçeneğiniz var. Geralt oyunda ilerledikçe kazandığınız seviye puanlarını istediğiniz şekilde kullanıp karakterinizi zevkiniz ve oyun oynama stiliniz doğrultusunda geliştirebilirsiniz. Ayrıca diğer oyunlarda olduğu gibi iksirleri sadece oradan buradan satın alıp tüketebileceğiniz gibi çevreden topladığınız bitkileri karıştırarak kendiniz de elde edebiliyorsunuz. Bu konuda da bir sınırlamanız yok, topladığınız bitkilerin kalitesine ve karıştırma miktarınıza bağlı olarak iksiriniz de güçlü veya zayıf oluyor.
Yapabildiğiniz büyüler ise hayli eğlenceli; karşınızdaki düşmanların ayaklarını elinizin tek hareketiyle yerden kesebilir, onlar yerdeyken tek hamleyle işlerini bitirebilir veya uzaktaki düşmanlarınızın birden tutuşup alev almasını sağlayabilirsiniz.
Ama oyunun en başarılı özelliği atmosferi. Oyunda zaman gerçek hayattaki gibi işliyor, siz görev yapmak için oradan oraya koştururken zamanın akmasıyla gece oluyor. Gece insanlar evlerine uyumaya çekilirken kötü niyetli yaratıklar ortaya çıkıp başınıza bela olabiliyor. Gündüz ise etrafta koşturan çocuklar sizi ilginç bulup peşinize takılabiliyor. İnsanlar birbiriyle selamlaşıyor, sizi görünce bazen ürküyor, bazen de saygıyla eğiliyorlar.
“The Witcher” her şeyiyle çok üstün bir oyun. Eğer rol yapma oyunlarından az da olsa keyif alıyorsanız oynamanızı tavsiye ederiz, ama bu oyunları sevenlerdenseniz kaçırmanız düşünülemez bile!